Cüneyt Çakır
| Canlı Anlatım | Statlar | Kentler | Kupa Tarihçesi |
| Hakemler | Cüneyt Çakır | Genç Yıldızlar | Sürpriz İsimler |
| Kader Adamları | Veda Edenler | Zayıf Halkalar | Mektuplar |
| Tahminler | Keşke Olsalar | Finale Giden Yol | Geri Sayım |
Yalnız savaşçı!
Yalnız savaşçı!

Şike iddialarının gölgesinde kör topal ilerlemeye çalışan, Avrupa kupalarında tel tel dökülen, üstüne üstlük Milli Takımımız'ın aldığı hayal kırıklığı yaratan sonuçların ardından uluslararası arenada temsil noktasında büyük sıkıntı yaşayan futbolumuzda bir adam, gösterdiği performans ile adeta Türkiye adına tek başına savaşmaya çalışıyor. İşin ilginç kısmı ise bu adamın ne dünyanın büyük ekiplerinde forma giyen bir futbolcumuz ne de çalıştırdığı takımla büyük başarılara imza atan bir teknik adamımız olması. Başarılı hakemimiz Cüneyt Çakır, adeta can çekişen ve ayağa kalkmaya çalışan Türk futbolunda göğsümüzü kabartan tek isim olarak 2012 Avrupa Şampiyonası'nda düdük çalacak.

HAKEM OĞLU HAKEM

Geçmişteki başarılı hakemlerimizden Serdar Çakır'ın oğlu olan Cüneyt Çakır'ın başarısında babasının payının büyük olduğu bilinen bir gerçek. Hakemlik kariyerinde adım adım zirveye yürüyen Cüneyt Çakır, başarısı konusunda babasının hakkını teslim etmekten geri kalmıyor. En iyi gözlemcisinin babası olduğu ve onun tecrübelerinden faydalandığını belirten Cüneyt Çakır, Türk futbolundaki 'Babası da hakem olan birisi iyi hakem olmaz' klişesini de yerle bir etmiş oldu.

Başarılı hakem ile ilgili az bilinen gerçeklerden biri de Cüneyt Çakır'ın hakemliği kadar iyi bir futbolcu olduğu. Halı sahalarda yapılan maçlardaki geçmişteki efsanevi futbolcularımızın korkulu rüyası olan Cüneyt Çakır bu konuda kendisine o kadar güveniyor ki, Süper Lig'de herhangi bir takımda rahat rahat oynayacağını bile iddia ediyor. Serbest vuruşlardaki ustalığıyla Pierre van Hooijdonk'a benzetilen Çakır futbollla Kartalspor altyapısında tanışmış. Minik takımdan itibaren Kartalspor'da forma giyen futbol adamı, kendi ifadesiyle 'istediği kalitede teknik adamları bulamayınca' “Bari hakem olayım” deyip düdüğü almış eline...

 

HİKAYE 1994'TE BAŞLADI

EURO 2012'de düdük çalacak olan ve Şampiyonlar Ligi de dahil olmak üzere her turnuva için aranan isim haline gelen Cüneyt Çakır'ın hakemlik kariyeri 1994'te başladı. O tarihlerde Cüneyt Çakır'ın bugünleri tahmin edip etmediği bilinmez ancak bu yükseliş hikayesi sadece hakemlik mesleği için değil her meslek için incelenmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

İstanbul bölgesi hakemi olan ve hakemliğin yanında sigortacılık mesleğini de yürüten Cüneyt Çakır, 1994 yılından beri adım adım zirveye yürüdü. Tabii bu yürüyüşte 2001 yılınının da bir kilometre taşı olduğu gerçeğini atlamamak gerek. 1997 yılında C Klasman, 1999 yılında B Klasman hakemi olan Çakır, üst klasman hakemi kategorisine 2001 yılında yükselirken Spor Toto Süper Lig'deki ilk maçına da aynı yıl çıktı.

Cüneyt Çakır'ın zirveye yükselişi sadece A Klasman hakemliği ile kalmadı. Yönettiği maçlarda taviz vermez tutumu, gerektiği anlarda kart göstermekten çekinmeyen tarzı ile dikkat çeken, zaman zaman bu tarzı nedeniyle eleştirilen ancak yönettiği maçlardan iyi puanlar alan Cüneyt Çakır, 5 sene sonra 2006 yılında FIFA kokartını da göğsüne takarak yükselişine devam etti.

MENTÖR PROGRAMI ONA ÇOK ŞEY SAĞLADI

2006 yılında FIFA kokartına layık görülmesinin ardından Cüneyt Çakır'ın artık ülkemizdeki hakemlerle değil, tüm dünyadaki meslektaşları ile de rekabet etmesi gerekiyordu. Kendisini bir anda yoğun bir mücadelenin içinde buldu ama bu yeni savaş alanında da geri adım atmadı.

Yetenekli hakemlerle ilgili olarak yapılan bir çalışma olan 'Mentör Programı'na dahil edilen Cüneyt Çakır, İsveçli Karl-Erik Nilsson'un yönetiminde yepyeni bir eğitime başladı. Genç hakemin sadece Avrupa'da değil Türkiye'de görev aldığı maçları da ciddi bir şekilde takip eden Nilsson, sürekli iletişim halinde bulunduğu Çakır'a verdiği tavsiyelerle temsilcimizin gelişimine çok büyük katkı sağladı.

ERZİK ÖVGÜLER YAĞDIRDI

Sürekli gösterdiği çalışkanlık, öğrenme konusunda bilgiye aç yaklaşımı ve yönettiği iyi maçlarla her kesimin takdirini kazanan Cüneyt Çakır için Şampiyonlar Ligi'nden daha üst bir organizasyonda düdük çalmanın zamanı gelmişti.

Ukrayna ve Polonya'nın ortaklaşa düzenleyeceği EURO 2012'de düdük çalacağı belli olan Cüneyt Çakır ile ilgili düzenlenen basın toplantısı da bu organizasyondan önce genç hakemin kariyerinde unutamayacağı günlerden biri oldu.

O dönemde görev alan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu, UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik ve UEFA Hakem Komitesi Üyesi Jaap Uilenberg'in katıldığı basın toplantısı, şike soruşturması sebebiyle hızla itibar kaybeden Türk futbolunda yüzlerin gülmesini sağladı.

O basın toplantısında, Jaap Uilenberg bu gelişmenin Türk hakemliği için çok büyük bir aşama olduğunu kaydederken, UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik ise Cüneyt Çakır'ın başarısındaki en önemli etkenlerden biri olan hazırlanma sürecine dikkat çekiyordu.

Erzik, Çakır ile Kolombiya'da düzenlenen FIFA 20 Yaş Altı Dünya Şampiyonası sürecinde beraber olduklarını söylerken, başarılı hakemimizin bu turnuva öncesinde Kolombiya'daki yüksek rakıma alışmak için Erzurum'da kamp yapmasının takdir edilmesi gereken bir çaba olduğunu belirtiyordu.

2014 BREZİLYA'YA GÖZ KIRPIYOR

Kariyerinde yavaş ancak bir o kadar emin adımlarla daha iyi olma yolunda yürüyen Cüneyt Çakır'ın önündeki EURO 2012 macerası onun adına daha büyük bir sınavın ön hazırlığı olma niteliğinde.

Brezilya'da düzenlenecek olan 2014 Dünya Kupası için 18 aday hakemden biri olarak gösterilen Çakır'ın bu yaz göstereceği performans bu turnuvaya dahil edilip edilmemek konusunda belirleyici olacak.

“Çakır bu ülkenin 2 yıl ilerisinde”

Ömer Faruk Ünal

Aslnda Cüneyt Çakır'ı en iyi anlatan sözleri ve aştığı engelleri gazeteci Ömer Faruk Ünal 21 Aralık 2011 tarihinde Türkiye Gazetesi'nde yazıdığı “Ben Cüneyt Çakır” başlıklı yazısında son derece net ifade etmiş:

Ben bugün izninizle birkaç satır için Cüneyt Çakır olacağım...

“Manisa-Sakarya maçını tatil ettim. Hakemlik kokartımı yırtmak isteyenler oldu. Sonra hakeme şiddet olunca maçın tatil edileceğini ülke olarak kabul ettik.

Delgado'yu kart istediği için ikinci sarı karttan attım. Bu kararımı ülke çok zor kabullendi. 2 yıl Beşiktaş maçına çıkamadım. Otoriteler hiç mutlu olmadı. Bundan hakem olmaz dediniz. Şimdi kart isyene kart gösterilmeyince herkes yadırgıyor.

Lugano'yu gözlük işareti yaptığı için ikinci sarı karttan attım. Bu da kabul görmedi. Lisan bilmediği için bu hareketi yaptı dediler. Suçlu olduk. Şimdi gözlük işaretini yapan kart görmezse yadırganıyor.

Alex'in G.Saray'a karşı kalecinin ellerinden kafa ile alıp kaleye gönderdiği topu gol olarak değerlendirmedim. Çünkü kural o sezon değişmişti. Ekranlarda buz gibi golü iptal ettiğim söylendi. Sonra herkes özür diledi.

Benim kılavuzum oyun kuralları ile FIFA ve UEFA'nın talimatları oldu. Hiçbir zaman medya olmadı. Şükür bugünleri gördüm...”

...
Cüneyt Çakır bu ülkenin 2 yıl ilerisinde. Türk hakemliğinde Cüneyt Çakır'dan önce ve Cüneyt Çakır'dan sonra olacaktır.Geçmişte bu sancıları Doğan Babacan da yaşamıştı. Bazıları bu başarıyı da kabullenmekte güçlük çekecek. Onlara bir tüyo vereceğim. Collina, Serdar Çakır'ın yazlıktan arkadaşı.Platini de Cüneyt Çakır'ın golf arkadaşı!

Bu zorlu sınavlarda sınıfı geçti

2007 yılında 19 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda görev alan Cüneyt Çakır daha sonra hem kulüp hem de milli takım bazında görev aldığı maçlarda dikkatleri üzerine çekerken, son üç yılda birçok kritik mücadelede ülkemizi başarıyla temsil etti.  

2009-10 SEZONU

Nacional - Zenit: 4-3 (Avrupa Ligi) 
Steaua Bükreş - Motherwell: 3-0 (Avrupa Ligi)
Levadia - Wisla Krakow: 1-0 (Şampiyonlar Ligi)
İngiltere U21 - İsveç U21: 3-3 (U21 Avrupa Şampiyonası)
Sırbistan U21 - İsveç U21: 1-3 (U21 Avrupa Şampiyonası)
Belarus U21 - Sırbistan U21: 0-0 (U21 Avrupa Şampiyonası)
İngiltere U21 - Finlandiya U21: 2-1 (U21 Avrupa Şampiyonası)
Levski Sofya - Salzburg: 0-1 (Avrupa Ligi)
Valencia - Genoa: 3-2 (Avrupa Ligi)
Hollanda - ABD: 2-1 (Dostluk Maçı)
Marsilya - Kopenhag: 3-1 (Avrupa Ligi)
Ajax - Anderlecht: 1-3 (Avrupa Ligi)

2010-11 SEZONU

Litvanya - İskoçya: 0-0 (EURO 2012 Avrupa Şampiyonası Elemesi
Strum Graz - Juventus: 1-2 (Avrupa Ligi)
Gent - Dinamo Kiev: 1-3 (Şampiyonlar Ligi)
Fulham - Hamburg: 2-1 (Avrupa Ligi)
Werder Bremen - Inter: 3-0 (Şampiyonlar Ligi)
Chelsea - Spartak Moskova: 4-1 (Şampiyonlar Ligi)
Belarus U21 - İtalya U21: 3-0 (U21 Avrupa Şampiyonası)
Rubin Kazan - Barcelona: 1-1 (Şampiyonlar Ligi)>
Villareal - Napoli: 2-1 (Şampiyonlar Ligi)
Manchester City - Dinamo Kiev: 1-0 (Avrupa Ligi)
İngiltere - Gana: 1-1 (Dostluk Maçı)
Portekiz - Norveç : 1-0 (EURO 2012 Grup Maçı)
Brezilya U20 - Mısır U20: 1-1 (2011 U21 Dünya Kupası)
Uruguay U20 - Yeni Zelanda U20: 1-1 (2011 U21 Dünya Kupası)
Ekvador U20 - Kosta Rika U20: 3-0 (2011 U21 Dünya Kupası)
İspanya U20 - Güney Kore U20: 0-0 (2011 U21 Dünya Kupası)
Meksika U20 - Kolombiya U20: 3-1 (2011 U21 Dünya Kupası)
Fransa U20 - Portekiz U20: 0-2 (2011 U21 Dünya Kupası)

2011-2012 SEZONU

Villareal – Bayern Münih: 0-2 (Şampiyonlar Ligi)
Real Madrid - Lyon: 4-0 (Şampiyonlar Ligi)
Manchester United - Benfica: 2-2 (Şampiyonlar Ligi)
Porto - Manchester City: 1-2 (Avrupa Ligi)
Marsilya - Inter: 1-0 (Avrupa Ligi)
Athletic Bilbao - Manchester United: 2-1 (Avrupa Ligi)

  Son Haberler
 01:18  Büyük coşku
Tüm Haberler