Euro2012'ye Mektuplar
| Canlı Anlatım | Statlar | Kentler | Kupa Tarihçesi |
| Hakemler | Cüneyt Çakır | Genç Yıldızlar | Sürpriz İsimler |
| Kader Adamları | Veda Edenler | Zayıf Halkalar | Mektuplar |
| Tahminler | Keşke Olsalar | Finale Giden Yol | Geri Sayım |
Alışmış, kudurmuştan beterdir...

Hiç katılmamış olsaydık, belki bu kadar önemsemezdik; ama son olarak EURO 2008'deki zaferleri hatırlayınca kudurmamak elde değil...

EURO 2008'de üçüncü olduktan sonra, 2010 Dünya Kupası'na katılamamak ve ardından EURO 2012'de de baraj maçından geriye dönmek. Zoruma gidiyor arkadaş! Gidip katılmaktır önemli olan, o havayı solumaktır... Ülkenin bayrağını, formasını göstermektedir Avrupa'ya... Çok mu milliyetçi bakıyorum bilemiyorum; ama Avrupa'da bile lejyonerlerimizin ön plana çıktığı bir dönemde, Türkiye nerede?

Bu turnuvalara katılamadığımız dönemlerde, zaten gidemiyorduk diyip önümüze bakıyorduk. Fakat gidip de bir de üstüne başarılı olunca; alışıyor insan. Bir İngiltere, bir İspanya, bir Almanya gibi her zaman yer almak istiyorsun turnuvalarda. Alıştırdın bizi Türkiyem! Gidip Avrupa'ya meydan okutmaya alıştırdın bizi.

Ey Guus Hiddink! Ey Oğuz Çetin! Ne hakkınız vardı Türkiye'yi bu hallere sokmaya. Tecrübe abidesi Hiddink'in, A Milli Takım başında çömez hocalarda farkının kalmaması, Oğuz Çetin'in her zamanki yetersizliği derken; Hırvatistan'a elendik ve köyümüze döndük, daha yolun başında. Hadi çerezimizi alalım, televizyonları açalım, sen İspanya'yı tut, ben Portekiz'i, öbürü Almanya'yı... Futbol seyredelim, içimiz kıpırdanmadan, yüreğimiz deliler gibi çarpmadan...

YASİN TUNÇ

  Son Haberler
 01:18  Büyük coşku
Tüm Haberler